Bayram Namazı Ramazan ve Kurban bayramının birinci günü kılınır. Namazdan sonra bayram hutbesi okunur. Bayram namazı 2 Rekattir, cemaat ile camide kılınır, vacip bir namazdır. Yılda iki dini bayramımız vardır: Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı
Bu namazların ikisinin de kılınış şekli aynıdır. Tek fark Ramazan bayramı namazını kılıyorsak: “Niyet ettim ALLAH rızası için Ramazan Bayramı Namazını kılmaya” diye niyet ederiz. Kurban bayramını kılıyorsak: “Niyet ettim ALLAH rızası için Kurban Bayramı Namazını kılmaya” diye niyet ederiz.
Bayram namazı 2 Rekat 9 Tekbir ile kılınır. 5 Tekbir birinci rekatta. 4 Tekbir de ikinci rekatta olmak üzere 9 tane tekbir alınır.
Bayram Namazının 2 Rekat Kılınışı
Bayram Namazı 1. Rekatın Kılınışı
Niyet Edilir


Tekbir Alınır


Kıyam


- Sübhaneke okunur, Bundan sonra üç kere Tekbir alınır. Tekbirlerin alınışı şöyledir :
(1) Birinci Tekbir Alınır




Eller Yana Salınır
"Allahü ekber" dedikten sonra eller yana salınır.
(2) Birinci Tekbir Alınır




Eller Yana Salınır
"Allahü ekber" dedikten sonra eller yana salınır.
(3) Birinci Tekbir Alınır




Eller Bağlanır
"Allahü ekber" dedikten sonra eller yana salınmadan bağlanır.
Bundan sonra imam, gizlice Eûzü Besmele der, açıktan,
Fâtiha Sûresi ve bir Zamm-ı Sûre okur. Meselâ; İnnâ a’taynâ... okunur. (Zamm-ı sûre, namazda okunan sûrelere denir.) (Cemaat bir şey okumaz, İmamı dinler)
Rüku


Doğrulurken


Secdeye Varılır


Oturulur (Teşehhüd)


Tekrar Secdeye Varılır


Bayram Namazı 2. Rekatın Kılınışı
Kıyama Durulur


(1) Birinci Tekbir Alınır




Eller Yana Salınır
"Allahü ekber" dedikten sonra eller yana salınır.
(2) Birinci Tekbir Alınır




Eller Yana Salınır
"Allahü ekber" dedikten sonra eller yana salınır.
(3) Birinci Tekbir Alınır




Eller Yana Salınır
"Allahü ekber" dedikten sonra eller yana salınır.
(4) Birinci Tekbir Alınır


İmam dördüncü kez "Allahü ekber" dediğinde Rükü’a varılır.
Rüku


Doğrulurken


Secdeye Varılır


Oturulur (Teşehhüd)


Tekrar Secdeye Varılır


Tahiyyata Oturulur


Selam Verme



- 1. Rekat
- 2. Rekat
1. Rekatı
-
Niyet edilir,
-
“Allahü ekber” diyerek “İftitah tekbiri” alınır,
-
“Sübhâneke” okunur,
-
1. Tekbir : "Allahü ekber" diyerek "İftitah tekbiri" alınır, Sonra eller yana salınır
-
2. Tekbir : "Allahü ekber" diyerek "İftitah tekbiri" alınır, Sonra eller yana salınır
-
3. Tekbir : "Allahü ekber" diyerek "İftitah tekbiri" alınır,
-
"Allahü ekber" dedikten sonra eller yana salınmadan bağlanır.
-
Bundan sonra imam, gizlice Eûzü Besmele der,
-
Açıktan Fâtiha Sûresi ve bir Zamm-ı Sûre okur. Meselâ, İnnâ a’taynâ... okunur. (Zamm-ı sûre, namazda okunan sûrelere denir.) (Cemaat bir şey okumaz, İmamı dinler)
-
“Allahü ekber” denilerek “Rüku”a eğilinir. Rükû’da üç defa; Sübhane rabbiye’l-azim denir.
-
Sonra “Semiallahü limen hamideh” diyerek Rükû’dan kalkılır. Ayakta iken “Rabbenâ leke’l-hamd” denir.
-
“Allahü ekber” denilerek “Secde”ye gidilir. Secde’de üç defa; “Sübhane rabbiye’l-a’la” denir.
-
Sonra “Allahü ekber” diyerek secdeden kalkılıp “Sübhânallah” diyecek kadar oturulur.
-
Sonra tekrar “Allahü ekber” denilerek aynı şekilde ikinci bir secde yapılır.
-
Daha sonra “Allahü ekber” denilerek “Kıyam”a geçilir yani ayağa kalkılarak ikinci rekata başlanılır,
2. Rekatı
-
“Besmele” çekilir,
-
Açıktan Fâtiha Sûresi ve bir Zamm-ı Sûre okur. Meselâ, Kul hüvallâhü ehad... okunur. (Zamm-ı sûre, namazda okunan sûrelere denir.) (Cemaat bir şey okumaz, İmamı dinler)
-
Sonra (birinci rek’atta oldugu gibi) üç kere daha tekbir alır , üçüncü tekbirden sonra eller bağlanmadan, dördüncü tekbir ile rükua varılır,sonra da secdeler yapılarak oturulur.
-
1. Tekbir : "Allahü ekber" diyerek "İftitah tekbiri" alınır, Sonra eller yana salınır
-
2. Tekbir : "Allahü ekber" diyerek "İftitah tekbiri" alınır, Sonra eller yana salınır
-
3. Tekbir : "Allahü ekber" diyerek "İftitah tekbiri" alınır, Sonra eller yana salınır
-
4. Tekbir : "Allahü ekber" diyerek "İftitah tekbiri" alınır ve rükua varılır.
-
Rükû’da üç defa; Sübhâne rabbiye’l-azim denir.
-
Sonra “Semiallahü limen hamideh” diyerek Rükû’dan kalkılır. Ayakta iken “Rabbenâ leke’l-hamd” denir.
-
“Allahü ekber” denilerek “Secde”ye gidilir. Secde’de üç defa; “Sübhâne rabbiye’l-a’lâ” denir.
-
Sonra “Allahü ekber” diyerek secdeden kalkılıp “Sübhânallah” diyecek kadar oturulur.
-
Sonra tekrar “Allahü ekber” denilerek aynı şekilde ikinci bir secde yapılır.
-
Daha sonra “Allahü ekber” denilerek “Ka’de-i ahîre” yani son oturuşa geçilir,
-
“Ettehiyyâtü” okunur,
-
“Allâhümme salli” okunur,
-
“Allahümme Barik” okunur,
-
“Rabbena Atina” okunur,
-
“Rabbenağfirli” okunur,
-
Son olarak yüzü önce sağa çevirerek “Es-selamü aleyküm ve rahmetullah” denir,
-
Sonra sola çevirerek “Es-selamü aleyküm ve rahmetullah” denir.
Böylece Bayram Namazı Tamamlanmış Olur.
Toplum Barışı Açısından Bayramın Önemi
Bayram; Allah'ı bir, Peygamberi bir, Kitabı bir, aynı kıbleye yönelen, aynı heyecanı taşıyan müslümanların sevinçlerini paylaştığı mukaddes bir gündür. "Düşmanla savaşın küçük cihad, nefisle savaşın büyük cihad" olarak kabul edildiği bu mücadelede mü'minler büyük bir zafer kazanarak kulluk imtihanında gösterdikleri başarının sevincini taşırlar. Çok mübarek bir gün olan bayramda, kutsal mekanlar olan camiilerde topluca ibadet etmenin şuuruna eren müslümanların arşa yükselen tekbir sesleri, kalblerimizdeki imanın açık bir delili, yanyana gelerek, omuz omuza vererek cemaat halinde kılınan bayram namazları müslümanlar arasındaki birlik ve beraberliğin en güzel göstergesidir. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de:"Şüphesiz Mü'minler birbiri ile kardeştirler; öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin..." (Hucurat 10)buyurarak bütün müslümanların kardeş olduğunu bildirmiş, birbiri ile dargın olanlar varsa, bunların aralarının düzeltilmesini diğer müslümanlara görev olarak vermişti. Müslümanların birlik ve beraberliği üzerine titreyen Sevgili Peygamberimiz (sav)'de, din kardeşliğine gölge düşüren davranışlardan sakınmanın gereğine dikkatimizi çekerek şöyle buyurmuştur:
"Bir müslümanın din kardeşi ile üç günden fazla dargın durması helal olmaz." (Riyazü's-Salihiii, c.3, s.l70)Dargınlığın uzun süre devam etmesinin, çok büyük bir günah olduğunu da şu sözleri ile ifade etmiştir:
"Bir kimse müslüman kardeşi ile bir sene küs durursa, onun kanını dökmüş gibi günaha girmiş olur." (A.g.e., c.3, s. 170)Müslümanların arasının açılmasına ve toplumda birlik ruhunun zayıflamasına sebep olan kin, haset ve düşmanlık duygularını kalplerimizden söküp atarak bunların yerine insan sevgisini ve kardeılik duygularını yerleştirip, dargınlıklara son verdiğimiz takdirde, bayram işte o zaman gayesine ulaşmış olacaktır. Dinimiz bütün müslümanları tek bir vücut olarak kabul eder, insan vücudunun bir tarafında meydana gelen rahatsızlıği vücudun diğer kısımları hissettiği gibi, dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir müslümanın karşılaştığı sıkıntıyı da diğer müslümanların yüreklerinde hissetmesi gerekir. Bugün en çok muhtaç oldugumuz şey bu şuura sahip olmaktır.