Hayızlı Kadınla Cinsel İlişkinin Kefareti Nedir?

Yönetici · · 1 dk okuma

İslam'da Hayızlı Kadınla Cinsel İlişkinin Kefareti

Kur’an’da hayız halinin kadın için rahatsızlık ve mazeret hali olduğu, hayız süresince kocalarının onlarla cinsî temastan uzak durması gerektiği bildirilmiştir (el-Bakara 2/222). Bu yasaklama ve Hz. Peygamber’in de bu yöndeki hadisleri sebebiyle, hayızlı kadınla cinsî münasebette bulunmanın haram olduğunda görüş birliği hâsıl olmuştur. Zaten böyle bir münasebet insanın selim zevkine aykırı olduğu gibi iki tarafın, özellikle de kadının ruh ve beden sağlığı açısından son derece zararlı ve tehlikeli bulunmaktadır. Buna rağmen böyle bir davranışta bulunan kimseye ne gerekeceği konusu fakihler arasında tartışma konusu olmuştur.

Ebû Hanîfe de dahil İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre, karısı ile hayızlı iken cinsî münasebette bulunan kimse günah işlemiştir. Allah’a bol tövbe ve istiğfar etmekten başka yapabileceği bir şey yoktur. İbn Abbas, Katâde, Evzâî, Ahmed b. Hanbel gibi İslâm âlimlerine göre ise hayızlı kadınla ilk günlerde kurulan cinsî münasebet için bir dinar (4,25 gr. altın) kanamanın iyice azaldığı bir dönemde yapılan cinsî münasebet içinse yarım dinar kefâret ödenmesi gerekir. Bu kefâret kocanın zorlamasıyla olmuşsa sadece ona, iki tarafın isteğiyle olmuşsa ayrı ayrı ikisine de gerekir. Cinsî temasın kasten, unutarak, haram olduğunu bilmeden veya hayız durumunu farketmeden yapılmış olması sonucu etkilemez.

Kefâretler, kasten veya bilmeden yanlış bir davranışta bulunan, hata eden ve günah işleyen müslümana, tövbe ve istiğfar kapısının kapanmadığını öğretmekte fakat tekrar aynı yanlışı yapmaması için de onu sosyal içerikli bir ibadeti ifaya veya etkili bir nefis terbiyesine mecbur bırakmaktadır. Köle âzat etme gibi, fakirleri yedirip giydirme gibi üçüncü şahısların yararına sosyal amaçlı ibadetlerin, ferdî hata ve günahlara kefâret sayılması da İslâm’ın hayata bakış açısını yansıtması yönüyle manidardır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayızlı kadınla cinsel ilişki İslam'da nasıl değerlendirilir?
Kur'an (Bakara 2/222) ve hadisler bu ilişkiyi yasaklamıştır; alimlerin görüş birliğiyle haramdır ve aynı zamanda kadının ruh ve beden sağlığı açısından da zararlıdır.
Bu yasağı çiğneyen kişiye kefaret gerekir mi?
Ebu Hanife dahil alimlerin çoğunluğuna göre kefaret gerekmez, bol tövbe ve istiğfar yeterlidir; ancak İbn Abbas ve Ahmed b. Hanbel gibi alimler bir veya yarım dinar kefaret ödenmesi gerektiği görüşündedir.
Kefareti ödemek zorunda olan kimse midir?
Zorlama söz konusuysa yalnızca zorlayan kişiye; iki tarafın rızasıyla gerçekleşmişse her ikisine ayrı ayrı kefaret gerekir.

Yorumlar

Henüz yorum yok
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanır.

İlk yorumu siz yazın

Bu yazı hakkındaki düşünceleriniz başkalarına da yol gösterir.

Giriş Yap

Hesabına erişmek için bilgilerini gir.

Şifremi unuttum
Hesabın yok mu? Üye Ol

Üye Ol

Birkaç saniyede ücretsiz hesabını oluştur.

Zaten üye misin? Giriş Yap