İkindi Namazı İle İlgili Hadisler, İkindi Namazı ile ilgili Sünnetler, İkindi Namazı Hadis-i Şerifleri, İkindi Namazı Hakkında Hadisler
Ebû Mûsâ radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İki serinlik namazını, sabah ve ikindiyi kılan kimse cennete girer.”
| Buhârî, Mevâkît 26; Müslim, Mesâcid 215
Ebû Züheyr Umâre İbni Ruveybe radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittiğini söyledi:
“Güneş doğmadan ve batmadan önce namaz kılan bir kimse cehenneme girmeyecektir.” Resûl–i Ekrem bu sözüyle sabah ve ikindi namazlarını kastetmişti.
| Müslim, Mesâcid 213–214. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 9
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Birtakım melekler geceleyin, diğer birtakımı da gündüz vakti birbiri ardınca gelip sizin aranızda bulunurlar. Onlar sabah namazı ile ikindi namazında bir araya gelirler. Geceleyin aranızda kalmış olanlar Allah’ın huzuruna çıkarlar. Allah Teâlâ, kullarının halini çok iyi bildiği halde, meleklere:
–Kullarımı ne halde bıraktınız? diye sorar. Melekler:
–Onları namaz kılarken bıraktık; yanlarına da namaz kılarken varmıştık, derler.”
| Buhârî, Mevâkît 16, Tevhîd 23, 33; Müslim, Mesâcid 210. Ayrıca bk. Nesâî, Salât 21
Cerîr İbni Abdullah el–Becelî radıyallahu anh şöyle dedi:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında idik. Dolunay halindeki aya bakarak şöyle buyurdu:
“Siz şu ayı güçlük çekmeden gördüğünüz gibi, Rabbinizi de açıkça göreceksiniz. Güneş doğmadan ve batmadan önceki namazları kaçırmamak elinizden geliyorsa, kesinlikle kaçırmayıp kılınız.”
Buhârî’nin bir rivayetinde: “Resûl–i Ekrem, ayın on dördüncü gecesi aya bakmıştı” denilmektedir.
| Buhârî, Mevâkît 16, Tefsîru sûre (50) 2, Tevhîd 24; Müslim, Mesâcid 211
Büreyde radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İkindi namazını terk eden kimsenin işlediği amelleri boşa gider.
| Buhârî, Mevâkît 15. Ayrıca bk. Nesâî, Salât 15; İbni Mâce, Salât 9.
Ali İbni Ebû Tâlib radıyallahu anh şöyle dedi:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ikindi namazının farzından önce dört rek`at namaz kılardı. İkinci rek`atın tahiyyatında Allah Teâlâ’ya en yakın meleklere ve onların yolunca giden müslüman ve mü’min kimselere selâm ederdi.
| Tirmizî, Mevâkît 201, Cum`a 66
İbni Ömer radıyallahu anhümâ’nın rivayetine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İkindi namazının farzından önce dört rek`at namaz kılan kimseye, Allah rahmetini ihsân etsin.”
| Ebû Dâvûd, Tatavvu 8; Tirmizî, Salât 201
Ali İbni Ebû Tâlib radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ikindi namazının farzından önce iki rek`at namaz kılardı.
| Ebû Dâvûd, Tatavvu 8
Ebü Dâvud’un bir rivayetinde şöyle denmiştir:
“Sabah namazını kişi arkadaşının yüzünü tanıyamayacak -veya kişi yanındakini tanımayacak- kadar (ortalığın karanlık olduğu) bir anda kıldı. Sonra ikindiyi öylesine tehir etti ki, namazdan çıktığı zaman güneş sararmıştı…”
Rivayetin sonunda Ebü Dâvud der ki: Bu hadisi rivayet edenlerden bazısı şöyle dedi: “sonra yatsıyı gece yarısına kadar tehir ederek kıldı.”
| Ebü Dâvud, Salât 2, (396)
Hz. Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir adam Resülullah (aleyhissalatu vesselem)’a namazların vaktinden sormuştu. Ona:
“Şu (önümüzdeki) iki günde namazları bizimle kıl!”buyurdu. (O gün) güneş tam tepe noktasından (batıyor) kayınca ezan için Bilal’e emretti. O da öğle ezanını okudu. Sonra öğle için kamet okumasını emretti. Sonra güneş yüksekte, beyaz parlak iken emretti ve ikindi için kamet okudu. Sonra güneş batınca emretti, akşam için kamet okudu. Sonra ufuktaki aydınlık kaybolunca emretti, yatsı için kamet okudu. Sonra şafak sökünce emretti sabah için kamet okudu. İkinci gün olunca, Bilal’e ortalığın serinlemesini beklemeyi emretti. O da öğleyi, ortalık iyice serinleyinceye kadar geciktirdi. İkindiyi, güneş yüksekten, dünkü vakitten biraz sonra kıldı. Akşamı ufuktaki beyazlık kaybolmazdan az önce kıldı. Yatsıyı gecenin üçte biri geçtikten sonra kıldı. Sabahı ortalık iyice ağarınca kıldı.
Sonra:
“Namaz vakitlerinden soran kimse nerede?” diye sordu.
Soru sahibi:
“Benim ey Allah’ın Resülü!” dedi.
“Namazlarınızın vakti dedi, gördüğünüz (iki vakit) arasındadır.”
|Müslim, Mesâcid 176, 177, (613); Tirmizî, Salât 115, (152); Nesâî, Mevâkît 12, (1, 258)
Ukbe İbnu Âmir (radıyallâhu anh) anlatıyor:
“Üç vakit vardır ki, Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) bizi o vakitlerde namaz kılmaktan veya ölülerimizi mezara gömmekten nehyetti:
– Güneş doğmaya başladığı andan yükselinceye kadar.
– Öğleyin güneş tepe noktasına gelince, meyledinceye kadar.
– Güneş batmaya meyledip batıncaya kadar.”
| Müslim, Müsâfirîn 293, (831); Ebü Davud, Cenâiz 55, (3192); Tirmizi, Cenaiz 41, (1030); Nesâi, Mevakît, 31, (1, 275, 26)